Kaygı Herkeste Var
Kaygı Herkeste Var: Normal Kaygı ile Anksiyete Bozukluğunu Ayırmak
Psikolog Aleyna Yaman
Kaygı, insanın doğasında bulunan ve aslında koruyucu bir işlevi olan bir duygudur. Tehlike, belirsizlik veya önemli bir durumla karşılaştığımızda bedenimizin “hazır ol” tepkisi olarak ortaya çıkar. Bu nedenle kaygı yaşamak tamamen normaldir. Ancak kaygının şiddeti, süresi ve günlük işlevselliği etkileme düzeyi arttığında, tablo normal kaygıdan çıkarak anksiyete bozukluğuna dönüşebilir.
Normal Kaygı Nasıldır?
• Belirli bir duruma bağlıdır (sınav, iş görüşmesi, önemli bir karar).
• Genellikle kısa sürelidir.
• Kişi stresli durum geçince rahatlar.
• Günlük yaşamı belirgin biçimde bozmaz.
Normal kaygı, tehdit edici olmayan durumlarda bizi motive eden bir uyarı sistemi gibidir.
Anksiyete Bozukluğunda Ne Fark Vardır?
• Kaygı sürekli, yoğun ve çoğu zaman nedensiz hissedilir.
• Beden belirtileri (çarpıntı, nefes darlığı, titreme, mide sıkışması) belirginleşir.
• Zihinde “ya kötü bir şey olursa?” tarzı senaryolar sıklaşır.
• Kişi günlük yaşamdan, işten, sosyal ilişkilerden geri çekilmeye başlar.
• Kontrol etme çabası arttıkça kaygı daha da güçlenir.
Anksiyete bozukluğunda bedensel ve zihinsel sistem neredeyse sürekli “alarm modunda” çalışır; bu da kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür.
Ne Zaman Yardım Almak Gerekir?
Kaygı;
• haftalarca azalmadan sürüyorsa,
• işlevselliği belirgin şekilde etkiliyorsa,
• uyku, iş, okul veya ilişkilere zarar veriyorsa,
• bedensel belirtiler yaşamayı engelliyorsa
bir uzmandan destek almak önemlidir.
Doğru değerlendirme ve uygun danışmanlık yöntemleriyle anksiyete bozuklukları yüksek oranda kontrol altına alınabilir.



